31 Ocak 2013 Perşembe

30 Ocak 2013 Çarşamba

Liebster Blog Ödülü - Mim


Sevgili Elif Nur ve fuchsia in fashion  beni  mimlemiş...
Eğlenceli bir mime benziyor hadi yapalım :):)

Liebster Award etkinliği takipçi sayısı 200 kişiden az olanlar için geliştirilmiş bir etkinlikmiş. Böylece blogların birbirlerini tanıması sağlanıyormuş, ne de güzel bir etkinlikmiş ben çok sevdim :) 
Etkinlik birinin size ödül vermesiyle başlıyor yani bir arkadaşınız sizi mimlerse ödül vermiş oluyor siz de kuralları yerine getirerek ödül haketmiş oluyorsunuz. Çok eğlenceli değil mii :) Eğlenceli kurallar şöyle: 
  • Mimlendiğin kişinin 11 sorusuna cevap veriyorsun.
  • Kendin hakkında 11 gerçek yazıyorsun.
  • Sen de mimliyorsun. :) 
  • Mimlediğn kişilere 11 soru hazırlıyorsun.


                                                    Elif Nur'un benim için hazırladığı sorular şöyle,
1. Burcunuz nedir?
-İkizler burcuyum ve burcumun çoğu özelliğini taşımaktayım.

2.En sevdiğiniz yemek nedir ?
-Şırdan.Adanalı olanlar bilir bu yemeği dehşet bişey her gün yesem yerim yani.

3. En sevdiğiniz renk nedir ?
-Pembe.Vazgeçilmezimdir çocukken hep barbielerle oynardım ordan kaldı sanırım ama hala pembe hastası biriyim.

4. En sevdiğin ve sevmediğin makyaj malzemen hangisidir ?
-Makyaj bence bir sanat en sevdiğin yada sevmediğin diye bir seçenek yok benim için nasıl makyaj yaparken boya ve fırçalar olmadan olmaz makyaj yaparkende ben bunu sevmiyorum diyemezsin.

5. En sevdiğiniz oje hangisidir ?
-Ojelerimin hepsini seviyorummmmm...

6. İlk makyaj malzemeniz neydi ?
-Dudak parlatıcısı.Ben hep çok sevmişimdir makyaj yapmayı annemin makyaj malzemeleriyle oynamayim diye ilkokula giderken annem dudak parlatıcısı almıştı bana.

7. Okumayı çok sevdiğin kitap türü var mı ?
-Psikolojik romanları seviyorum.

8.Etkisinde kaldığın bir kitap veya film var mı ?
-Robin Sharma'nın kitaplarını çok seviyorum beni çok etkiliyor.

9. Keşke bitmeseydi dediğin bir dizi var mı ?
-Aşkı Memnu :D

10. Blog açmak nereden aklına geldi ?
-Hep blogları izliyordum makyajları yaptıkları manikürler çok hoşuma gidiyordu bende bir gün blog açmaya karar verdim.

11. Bloglarda okumayı en çok sevdiğin tarz nedir ?
-Makyaj ve oje.Ama kendi hayatlarındaki olayları sen ordaymışçasına anlatan blogları çok seviyorum.Rapunzeliçe , Melodram ve Pucca gibi...

Fuchsia in Fashion ın soruları

1.Burcunuz nedir?

-İkizler burcuyum ve burcumun çoğu özelliğini taşımaktayım.

2.Öğrencilik mi yoksa iş hayatımı?
-Bazen iş hayatı bazen öğrencilik.Öğrenciyken rahatsın belli bir devamsızlık hakkın var yaz tatilin var yarı yıl tatilin var varda var yani.Ama çalışırkende kendi paranı kazanıp istediğin gibi harcıyorsun.


3.En sevdiğiniz renk?
-Pembe.Vazgeçilmezimdir çocukken hep barbielerle oynardım ordan kaldı sanırım ama hala pembe hastası biriyim.

4.Sizin için haftasonu ne yapmak ne yapmamak?
-Saat 11:00 a kadar uyumak .Sabahın o köründe başka insanlar tarafından uyandırılmamak.

5.Çantamda olmazsa olmaz dediğiniz şeyler nelerdir?
-Cüzdanım.O olmazsa hayatta olmaz.

6.Yaşadığınız şehri seviyor musunuz ya da hangi şehirde yaşamak isterdiniz?
-Yaşadığım şehri seviyorum havası güzel insanları iyi başka şehire gidince özlüyorum zaten adanayı.

7.Kozmetik  ? Giyim kuşam ? Gezi ? Hangi haber ve yazılar dikkatinizi çeker?
-Kozmetik yazıları.

8.Kitap okumak mı film seyretmek mi?
-O an canım hangisini istiyorsa.

9.Günlük hayatta nasıl giyinirsiniz?
-Bir tayt bir t-shirt altımada dolgu topuk botlarım hem şık hem rahat işte.

10.Almaktan asla  vazgeçmeyeceğiniz şey?
-Kesinlikle oje.Annem yeter artık dur alma diyor ama duramıyorum.

11.İnsanlarda görmek istemediğiniz huylar nelerdir?
-İkiyüzlülükten ve yalancılıktan nefret ederim bunlar olmasın.



Şimdide hakkımdaki 11 gerçeğe gelelim...

1. 3 aydır sözlüyüm.
2. Oje tutkunuyum.
3. Kendimi bazen hiç beğenmem.Herşeyime bir kusur bulurum.
4. Çok duygusalım herşeye ağlarım.
5. Kardeşimle ne kadar kavga edersem edim o benim canım.
6. Allıksız kesinlikle sokağa çıkmam bakkala bile gidiyorsam o allık sürülür.
7. Küçükken o kadar çok hastalık geçirdimki.
8. Böceklerden ve yılandan çok korkuyorum.Diğer hayvanları çok seviyorum.
9. Herkezin içinde eleştirilmekten hoşlanmam.Beğenmediysen yanlızken söyle dimi.
10. Bir yerlere nerdeyse hep en az 10 dk geç kalırım makyajım biraz uzun sürüyorda.
11. Haksızlığa kesinlikle gelemem.


Şimdide benim hazırladığım sorulara gelelim...

1.Burcunuz Nedir?
2. Blog açmaya nasıl karar verdin?
3. Bakkala bile gitsen sürmezsen olmaz makyaj malzemen nedir?
4. Sahip olmayı çok istediğin şey nedir?
5. Makyaj çantanın olmazsa olmazı nedir?
6. Almaktan bıkmadığın şey nedir?
7. En sevdiğin renk nedir?
8. Yolda biri sana sarksa ne yaparsın?
9. Alışverişe ne kadar zaman ayırıyorsun?
10. Ne tarz giyinmeyi seversin?
11. Kitap okumayımı, film izlemeyimi tercih edersin?

Mimlediklerim;








28 Ocak 2013 Pazartesi

Başıma Gelenler Pişmiş Tavuğun Başına Gelmemiştir...

Bir süredir ortalarda yoktum ama ara ara girip telefonumdan bakıyordum neler oldu neler bitti diye.
Bir yandan iş arama stresi yaşıyorum bu aralar.
Bir yandan da 2 gün önce bir parfüm tanıtımına gittim.
Başıma gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir yani.
Şehirin dışında otobanda bir tesiste parfüm tanıtımı yaptım.
Akşam 19:00 da almaya geleceklerdi.
Beni Osmaniye yolunda bırakıp Hataya müşteri yanına gittiler.
18:30 da bir aradılarki Hataya dönmek zorunda kalmışlar.
"Eeee ben ne olacam"...
Osmaniye yolunda otobanda kaldım öyle telefonda kız bana oranın Adana' ya giden servisi varmıymış diye soruyor filan.
Ben Tesisin marketine gittim kadın bana gece 12 de var dedi.
"Ne noluyor nasıl yani "oldum bir an.
Tesisin manavındakiler noldu filan dedi.
Burda kaldım sanırım dedim.
Adana'ya giden bir dolmuş varmış.
En son saat 19:00 da geçiyormuş.
Aradım böyle böyle dolmuş varmış ben onla dönüyorum o zaman dedim.
Kadında"Ayyy canımm gerçektenmi çok sevinirim" yaptı bana.
Dolmuşu bekle bekle gelmiyor 1 tane geçti durmadı görmedi beni karanlıkta nasıl görsün.
Kıçıma baka baka geri döndüm mecburen aradım dönemiyorum burdayım bekliyorum ben dedim.
1 saate geliriz biz geri döndük dedi.
O arada annemle filan konuşuyorum.
Annem çıldırdı babamda çıldırdı.
Beni yönlendiren ajansın sahibini aramışlar o arada.
Kadın beni aradı anlattım durumu sonra beni getiren kadını aramış.
O da demesinmi neymiş o bana çok demiş gitme bekle biz 1 saate geliriz zaten diye.
Bende ısrar etmişim yokk olmazz ben dönerim diye.
Yalancı o*uspu...
Bu kadın yine beni aradı.
Gelecez biz filan ailen çok telaş yapmış diye.
Ben biliyorum Hatay'dan mümkünü yok 1 saatte gelmesinin.
Bekle bekle beklee başka birini gönderttiler beni almaya.
Ama karşıdaki tesise geçmem gerekmiş ordan alacakmış beni.
Otobanda karşıdan karşıya geçecem saat 20:30 olmuş.
Beni görmez arabalar ölür giderim valla.
Sonra öğrendimki altgeçit varmış.
Bu defada aklımda bir sürü soru beni o altgeçitte kesseler öldürseler kimsenin haberi olmaz.
Telefonda çekmiyordur allah bilir orda.
Tesisin sahiplerinden şeker bir amca beni çalışanlardan biriyle yolladı.
O geçitten tek geçmeyim başıma bişey gelmesin diye.
Allah razı olsun çok iyi insanlarmış yani.
O gönderttirdiği altgeçitten geçtiğim kişide herşeyi yapabilirdi kimsenin ruhu duymazdı.
Altgeçitte öyle bir yerki.
2 tane lambası var yerler su içinde duvarlar sıva haliyle duruyor.
O lambalar yanıp yanıp sönüyor korkudan ölecem artık.
Ya fare geçerse yanımdan önümden arkamdan diye ödüm patlıyor.
Neyse altgeçittende geçtim sıra karşıdaki tesisin benzin istasyonunda beklemeye geldi.
Kadını arıyorum telefonu kapalı aklımı yicem artık.
Diyorum bitti artık hayatımın sonuna kadar burda kalacam.
Duyanda beni ıssız adada tek başıma kaldım zanneder .
Kadın başka bir numaradan aradı beni neyse araçta ordaymış.
Bindim eve geldim saat 21:00 dı.
Bu benim için hayatımın en iğrenç günlerinden biriydi kabustu ya kesinlikle.
Bu korku bana 1 sene gider sanırım.
Evin kapısından içeri girdim annem sarılıyor öpüyor beni.
Nasıl korkmuş nasıl korkmuş.
Bide görgüsüzler bide görgüsüzler.
Bugün sabah 10:00 da  kadın beni aradı.
Uyuyorum ama uykudan uyandırdı.
Bana bir ajanda vermişti sattığım parfümleri yazmam için.
Onu soruyor.
Alt tarafı kıytırikten 2012 yılının ajandası ne görgösüzlermiş ya.
Bir ara o tarafa geldiğimde getiririm diyip kapattım.
Evettt kesinlikle şuan yazarkende anladım.
Başıma gelenler pişmiş tavuğunkine gelmezmiş.
İş uğruna ölüyorduk valla :D





23 Ocak 2013 Çarşamba

DIY:Keçe Kitap Ayracı

Bu aralar Alfabenin 'E' Harfi ve Roseone blogunu çok takip eder oldum.
İkiside abla kardeşler zaten.
Öyle güzel şeyler yapıyorlarki.
Bayılıyorum yaptıklarına.
Bende uzun zamandır ilhamımı kaybetmiştim.
Saolsunlar bana ilham kaynağı oldular.
Bu defada kitap ayraçları yaptım keçeden çok cici oldular.
Ebrunun blogunda pvc kaplama kitap ayraçlarıda görmüştüm.
2 tane onlardanda yaptım ama 2 side hediye gitti.
İlk yapmama rağmen başarılıda oldum sanırım.
Birini ojeleşme etkinliğinde eşleştiğim meriçe gönderdim diğerinide çok sevdiğim biricik arkadaşım Mervoşuma hediye ettim :)
Onlarında resimlerini çektim ama henüz yayınlama fırsatı bulamadım en kısa zamanda onlarıda yayınlıcam :)


DIY:Keçeden Bardak Altlığı


Roseone blogunun güzel çalışmalarından esinlenerek yaptım bu bardak altlıklarını.
İlk çalışmam oldukları için bazı yamukluklar oldu.
Küçüklü büyüklü oldular birazda ama olsun becerdim azcık :):)
Yinede cici oldu yaa sevdim ben kediciklerimi :)
Bir kaç denememden sonra daha iyi olacağına inanıyorum.
Eeee benden bu kadar bakın bakalım sizin yorumlarınız neler olacak.



20 Ocak 2013 Pazar

Ojeleşme Etkinliği: Hediyelerim Geldii!!!!

Bakimli Olmak Asktir Blogu güzel bir etkinlik düzenlemişti.
Ojeleşme etkinliğinde Meriç le eşleştim.
Aslında hediyeler bana cuma günü akşam ulaştı ama bir takım aksaklıklardan dolayı bugün yayınlayabiliyorum.
Bunun için Meriç'ten çok özür diliyorum.
Bu etkinliğe ev sahibi olan Bakımlı Olmak Aşktıra burdan teşekkürlerimi iletiyorum.
Evettt şimdi gelelim hediyelere 
Kargocu kapıyı çalar çalmaz kapıya koştum ve hemen paketimi aldım.
O kadar heycanla açtım ki.
Hani doğum günü hediyelerimizi büyük bir heycanla açarız ellerimiz ellerimize dolaşır ya.
Aynı öyleydi işte...

İçinden çok güzel bir çanta ve not çıktı.
Meriç'cim severek almış benimde severek kullanacağıma emin olabilir...

Çantayı açar açma bir sürü hediyeyle karşılaştım.
Çanta ağzına kadar doluydu...

Eeee şimdi bi de içinden çıkanlara bakalım...


 3 sevimli bilezik koymuş.
Hepsini severek kullanıcam müzik notalı olan ama favorim onu çokk sevdim...
İxoranın banyo sonrası vücut spreyi çok hoş bir kokusu var her banyodan sonra mutlaka uygulucam vücuduma.
Rexona favori deodorantımdır onu yaza saklıcam kışın pek deodorant kullanmam ama şimdiden yaza hazırlık oldu.
Güzel bir maske çilekli ve kivili hatta bugün denedim cildim yumuşacık oldu çok memnun kaldım.




 
Şimdi sıra geldi ojelere tam tamına 10 tane oje vardı.
Benim gibi oje hastası biri için hazine gibi bu ojeler.



Tüm hediyelerimle baya bir aşk yaşadık biz...
Tekrardan Meriç' e teşekkürlerimi yolluyorum.




19 Ocak 2013 Cumartesi

18 Ocak 2013 Cuma

İş Görüşmesine Gittim...

Hayatımın en garip iş görüşmelerinden biriydi.
Herşey annemle diş doktorundan dönerken yolda gördüğüm afişle başladı.
Günde 6 saat çalış 900 TL Maaş+Servis+Sigorta yazıyordu.
Neymiş bu iş böyle dedim ve biricik arkadaşım Mervoşumu aradım.
Kendisi çevre mühendisi o da iş arıyordu.
Öyle evde doğru düzgün iş ararken ikimizde elimize üç beş kuruş bişiler geçsin istiyorduk.
Hemen ilanı söyledim o da şaşırdı bu işin içinde bişeyler olmalıydı.
Yani 6 saat sonuçta Part Time çalışma gibi.
Part Time çalışanada adana 900 TL maaş hayatta vermezler.
Neyse biz annemle bir parkta oturduk.
Annemin sigara krizi geldi sigarasını yaktı o bende ilandaki numarayı aradım.
Adamın sesi tam köylü gibi daha konuşmayı bilmiyor doğru düzgün.
Dedim arkadaşımda var o da gelebilirmi görüşmek için gelsin dedi.
Biz hemen ertesi gün görüşmeye gittik.
Bir iş hanının 3. katı zili çaldık ama göz göze bakışıyoruz mervoşumla.
Biraz bekledik içerden takır tukur ayak sesleri geliyor ama kapıyı açma zahmetinde bulunan yok.
Sonra bir adam kapıyı açtı.
İri yarı şişman bıyıklı pis görünümlü bir adam.
İş görüşmesi için gelmiştik dedim.
İçeri aldı bizi.
Kapıdan girer girmez tam karşıda eski püskü bir masa gözüme çarptı.
Masanın önünde yine eski püskü bir sehpa ve sandalye vardı.
Masanın yan tarafındada yine eski pislikten rengi dönmüş bir kanepe vardı.
Mervoşumla gözlerimiz korku içinde birbirine bakıyor.
Benim elimde telefon adamın ters bir hareketini görsem annemi arıcam .
Giderken anneme adresi söylemiştim.
Oturduk adamı dinlemeye başladık.
Türkiyede bir sürü ofisleri varmış merkezleri eskişehirmiş falan filan işte anlatıyor.
O arada kapı çaldı mervoşuma göz kırptım noluyor gibisinden.
Başka bir kız daha geldi o da görüşmeye gelmiş.
Onu gördükten sonra içim biraz rahat etti.
İçimden derin bir ohh çektim .
O sigorta olayı yalan neymiş biraz çalışmamız lazımmış.
İşe gelirsekte.
Sensitive in dış macunu ve ağız bakım suyunu elimizde gezdirip satıcaz.
Evlere satmıyormuşuz.
Ama daha beter sattırmaya çalıştığı yer Hal' e götürecekmiş yok ceyhana kozana tarsusa.
Serviste oymuş seni satış yapacağın yerlere götürüyormuş.
Hal'de beni bu sarı saçlarla naparlar bilemicem yani.
Neyse biz formu doldurduk.
Yarın gelin bir ortamı görün dedi adam bize.
Tamam dedik.
Ama çıktık dışarı biraz araştırdık yeni taşınmışlar oraya ve pek sağlam ayak değillermiş.
Sonuç bugün gitmedik.Ve gitmeyi hiç düşünmüyoruz.
Forma telefon numaramı yazmıştım bugün aradı adam.
Muhtemelen niye gelmediniz demek için aradı.
Ama açmadım.
Bidaha ararsa anneme açtırıp yanlış numara dedirtecem...
Bidaha öyle ilan da görüpte pek iş görüşmesine gideceğimi zannetmiyorum...

16 Ocak 2013 Çarşamba

Bugün Ne Sürdüm Vol-6

Bugünde Gabrinin S03 numaralı ojesiyle karşısınızdayım...
Bu rengi çok seviyorum ve gabrinin ojelerinide çok seviyorum.
Tek sevmediğim yanı oje açıldıktan bir süre sonra kurumaya ve donmaya başlıyor.
Sürekli sallıyorum düzelmesi için sallayınca kendine geliyor.
Başka hiç bir sorunum yok favori ojelerimden :):)


15 Ocak 2013 Salı

DIY:Çanta Değiştirme

Bu çantam çok sadeydi sosyete pazarından 10 TL ye almıştım ve 1 senedir öyle dolabımda duruyordu.
Bir kaç kullanımdan sonra bir daha kullanmadım.
Napim napim diye düşünürken bir anda çantamı değiştirmek aklıma geldi.
Zımbalı herşeye bayılıyorum bu sene.
Çok dikkatimi çekiyor çok seviyorum.
Bu çantanında ilgimi çekmesi için böyle süsledim :)
Bakalım bugünki DIY ımı beğenecekmisiniz :)




14 Ocak 2013 Pazartesi

Bugün Ne Sürdüm Vol-5


Aslında bu ojeler 3 gündür tırnağımda ve ben 3. gün çekme fırsatını bulabildim.
Çünkü çok hastayım.
Ortalıkta bir grip salgını var tüm ev halkı nerdeyse gripten dökülüyoruz.
İlk boğaz ağrısıyla başladı.
Sonra burnum akmaya başladı.
Şimdi burun foşur foşur akıyor.
Sesten zaten hiç bir hayır yok.
Konuşamıyorum.
Kuru bir öksürükle sürekli öksüyorum.
3 günlük ojede olsa bide bordo olmasına rağmen güzel çıktı bu oje :D
Normalde bu tonlar ertesi gün uçlardan atmaya başlar.
Markası La'Berje  Numarası P25 ben bu ojeden çok memnun kaldım.
3. günde bile hala kullanılır halde olmasını çok sevdim.
Sizde bir bakın hiç bordo ojenin 3. gün hali gibi duruyormu
Kolumdaki bilekliğin yapılışı için TıkTık...



DIY:Bileklik Yapımı

Hastalıktan yatak döşek yatıyorum ama hiç boş dururmuyum.
Kullanmadığım kemerimden kendime bir bileklik yaptım.
Kemerimi elime 3 kez dolanacak şekilde ayarladım birazcık daha pay bırakıp kestim.
Daha sonra üstüne bu dikilen zımbalardan diktim aralarında nerdeyse 1'er parmak boşluk bırakarak.
Kemerim delikli bir kemerdi deliklerinin olduğu kısmıda kesilen parçalarda olduğu için.
Annem kebap şişini ısıtarak 4 tane delik açtı.
Ve işte gördüğünüz gibi kullanıma hazır:)



12 Ocak 2013 Cumartesi

Sevgililer Günü Ojesi

Malum sevgililer gününe nerdeyse 1 ay kaldı bende şimdiden oje denemelerime başladım.
Ve bu denemelerimide sizlerle kademe kademe paylaşmak istedim.
Gerekli Malzemeler
* İçinde CD olan CD kabı
* Noktalama kalemi , Fırça , Divit
* Bulaşık süngeri
*Küçük Kağıt
*İstediğiniz renk ojeler




Deseni yapmak istediğiniz rengi kağıda damlatıp CD poşetine deseni yapıyorsunuz.
Divitle yaptığım biraz büyük oldu bende fırça arkasıyla yapmaya karar verdim isterseniz tığ ile de yapabilirsiniz.
Önce desenleri yaptım çünkü 6 saat filan kurumaya bırakmak gerekiyor.Ben akşamları deseni çizip sabahları tırnağıma yapıştırıyorum.



Ojelerim biraz kenarlara taşmış kenarlarını temizlemeden biter bitmez fotoğrafladım ben.
Bulaşık süngeri kullanmamın nedeni püskürtme efektini daha iyi yansıtması çünkü gözenekleri çok belirgin.
Siyahı süngerle pıt pıt yaparak sürdükten sonra gümüş rengi ojeyi üstünden pıt pıt hareketiyle sürdüm.
Daha sonra kurumaya bıraktığım kalpleri ben daha kolay çıkartmak için.
Maket bıçağıyla sıyırarak çıkartıyorum sakın kazır gibi maket bıçağını dik tutarak çıkartmayın.
Şekil bozuluyor parçalanıyor.
Onun yerine maket bıçağını iyice eyerek sıyırın .
Ve şekiller zaten kolayca tırnağa yapışıyor.
Daha iyi sabitlemek için ben parlatıcı oje sürdüm .
İşteee son olarak böyle gözüküyor.



Özlemlerimm...

Sevgili Melommm beni mimlemişş....
Biraz hüzünlü bir mim olsada benim içinn yazdım işte.
Öyle çok özlemlerim var ki hayat ilerledikçe bizimde özlemlerimiz artıyor.
Hayat ilerliyor biz yaşlanıyoruz özlemlerimizde bizle büyüyüp koca dağlar oluyor.

♥Teyzemi özledimm, Polenimi özledim,Doğuş abimi özledimm.6-7 aydır Antalyadalar.O zamandır telefondna başka şekilde görüşemiyoruz.Adanadayken onlar anlamıyorsun çalışıyordum pek görüşemiyorduk ama özlemler bu kadar artmıyordu.Yanında yakınında ya istediğin an git gör ama başka şehirdeyse zor oluyor.

♥Çocukluğumu özledim annemin parka götürdüğü zamanları.O zamanlar çok arkadaşım vardı böyle değildi her gördüğümün yanına gider tanışır arkadaş olurdum.Parkta oyunlar oynardım hiç birşeyi takmaz umursamazdım.

♥Masumiyeti özledim hani o çocukluğumuzda yaramazlık yapsakta hep masumuzdur ya hayatın kötülüklerinden uzak apayrı bir dünyası olan bir daha geri hiç gelmiceğini bilsemde özledim işte.

♥Eski doğum günlerimi özledim tüm aile toplanır bir arada olurduk herkez bir sürü hediyeler alırdı teyzem her sene beni doğum günümün olduğu gün alır alışverişe götürür kıyafet alırdı. Annem pasta yapardı yada dışardan seçtiğim pastayı yaptırırdı bana hediye alırdı o günlerimi özledim.

♥Polişimle kavga ettiğimiz o küçüklük anılarımızı özledim.Hem birbirimizi çok severdik hemde hep kavga ederdik saç başa girer 2 dk sonra barışırdık.

♥Ailecek bir arada oturduğumuz günleri özledim şimdi o kadar az ki o günler bilgisayar hayatımıza girdiğinden beri koptuk gitti.Mutlaka birimiz bilgisayar başındayız ve hep beraber değiliz.

♥İlkokulu özledim o lastik atladığım, hulahop çevirdiğim günleri özledim.O ufacık boyumla nerelerde lastik atlardım cimbit gibiydim :D şimdiyse gücüm o kadar az ki.

İşte öyle çok duygulandım...
Daha o kadar şey özledim ki yaz yaz bitmiyor o yüzden burda bıraktım.
Bu mimi yapmayan herkezi mimliyorum....


11 Ocak 2013 Cuma

DIY : Gömlek Yenileme


Dün akşam otururken canım sıkıldı bende napsam ,napsam diye düşünürken.
Dolabımı açtım elime bu gömlek geçti.
Uzun süredir giymiyordum dolabımda duruyordu.
Bir huyum var kıyafetlerime hiç kıyamam annem ben evde yokken atar.
Hiç haber vermez atacağını söylemeden atar.
Napim çok seviyorum kıyafeetlerimi atmaya kıyamıyorum.
İşte sonunda işe yaradı dolabımda öyle durup bigün çöpe gideceğine değerlendi ve giyilmeye hazır hale geldi.
Tek eksiği düğmeleri gümüş rengi ve biraz kararma yapmış dore ojem çok az kalmıştı.
Bende diğer ojelerimi karıştırarak yeni bir oje yarattım ondan.
O yüzden yeni bir dore ojeye ihtiyacım var edinir edinmez düğmeleri ojeyle boyucam :)
O zaman tamamen hazır olacak.
Kullandığım zımba benzeri metaller aslında konfeksiyon atölyelerinin kullandığı bişey.
Ütüyle yapışıyor ama ben ütüyle böyle desen veremeyeceğim için.
Kurtarıcım 502 yle yapıştırdım.
Bir ara Sıvı silikon kullanıyordum ama sıvı silikonla pek kullanışlı olmuyor.
Çabuk dökülüyor 502 yle yapıştırdım bakalım belki arka tarafından ütülerim.
Belki o zaman daha sağlam olur.
Bakalım siz beğenecekmisiniz gömleğimi :)













 

10 Ocak 2013 Perşembe

Sergül'ün Spagetti Çerezi

Yolun Neresindeyim blogunun cici sahibi Sergül ve eşinin yaptığı spagetti çerezi videosunu izler izlemez hemen bende yaptım.
İlk denemem de çok beyaz kaldı çok sertti sonra yenisini yaptım.
O da çok karardı çok yandı.
Ama Dün akşam cesaretimi toplayıp bir daha denedim.
Ve sonuç mükemmel oldu soğumadan yemeye başladım ben.
Bir baktım annemde ortak oldu ikimiz bir yandan koca tapağı bitirdik :)
Süper bir lezzet cips gibi tadı.
Çok lezzetli 3'er 5'er atarak yedim ben ağzıma ...
Çok leziz denemenizi tavsiye ederim.
Bu arada tarifi daha iyi anlayabilmek için Sergül'ün blogunu ziyaret etmelisiniz. TıkTık...
İşte bu da benim yaptığım spagetti çerezi :)



9 Ocak 2013 Çarşamba

Tırnak YEme!!!!!!


 Bir postumda daha önce tırnak yediğimden bahsetmiştim.
Tırnak yeme alışkanlığım çok eskiye dayanıyor.
Anne karnındayken parmak emmeye başlamışım ben.
3 ay anne sütü içmişim sonra bırakmışım.
Emzikte emmemişim hiç parmak neyime yetmiyor.
Ekonomik bebek işte :)
Küçüklük resimlerimin çoğunda başparmağım ağzımda emiyorum hep.
Zaten o yüzdendir sanırım başparmaklarım fazla gelişmedi diğer tırnaklarıma oranla daha küçük.
Sonra gel gelelim ilkokula başladım.
Ben 1. Sınıfa başladığımda ışıklı spor ayakkabılar çıkmıştı.
Babamda şart koştu bana parmak emmeyi bırakırsan sana alırım o spor ayakkabılardan yoksa almam dedi.
Halbu ki babam beni hiç kırmazdı her dediğim alınırdı.
Ama artık onlarında canına tak demiş demekki.
Bu kıza bir şekilde parmak emmeyi bıraktıracağız dediler.
Sonuç : Evett  bıraktım parmak emmeyi gündüzleri emmiyordum.
Bu defada geceleri parmak emmeye başladım.
Parmak emmeyi bırakınca ağız boş kaldı eeee noldu.
Tırnak yeme başladı.
Parmak emmiyor ama tırnak yiyordum artık.
Bu Lise 2'ye kadarda devam etti 10 sene :)
Artık gençsin tırnaklarımı göstermeye utanır hala gelmiştim.
Saklıyordum ellerimi.
Bir gün yemicem dedim.
Bende diğer kızlar gibi güzel ojeler sürecem okula gelirken french yapıcam dedim.
Ve o gün bıraktım tırnak yemeyi benim için zorlu bir süreç oldu ki.
Daha önceleri annem neler yapmadıki tırnak yemeyi bırakmam için.
Acı oje aldı banamısın demedi yediğim yemekte bile o acı ojenin tadı geliyordu ağzıma.
2-3 gün sonra alışıyordum o tada sonra yine devam.
İnsanın kendi azmi kadar kuvvetli hiç bir şey yok şu dünyada.
Ben bunu yapıcam dediğinizde gerçekten kararlıysanız yapamayacağınız şey yok.
Hı arada tırnaklarım kırılıyor 2 kemiriyorum :D:D
Sonra geri bırakıyorum yine uzatıyorum.
Sırf oje aşkım elimi kimseye gösterememem utanmam sayesinde tırnak uzattım.
Oje süremezdim ellerimin çok çirkin olduğunu düşünürdüm ama artık düşünmüyorum öyle şeyler.
İyi ki tırnak yemeyi bırakmışım.
:)
Eeee bendende bu kadar itiraf yeter sanırımm :)
Bir daha ki postta görüşürüz...

Çekmece Mimi...

30 Aralık 2012 de sevgili Melomm beni mimlemişti ama ben anca çekmecemi düzeltip resimleyebildim.
Hala dağınık gözüksede bu en düzenli hali ve düzeltirken farkettim ki kayıp makyaj malzemelerim var.
Bu beni çok üzdü acaba nereye koydum diye düşünüp çok aradım ama bulamadım.
İnşallah en kısa sürede çıkar ortaya kayıplarım :(
Çekmecemi düzeltirken bir ara ne kadar çok göz kalemim var dedim kendi kendime.
Sanırım bir süre göz kalemi almıcam gibi gözüküyor.
Farların altında bide kendi yaptığım far paletim var o her ne kadar resimde ucu gözüksede.
Bir sürü farımı çıkartıp çıkartıp içine yapıştırmıştım.
Fazla dağınıklığı sevmiyorum makyaj malzemesinde çünkü koyacak yer bulamıyorum.
Neyse şimdilik sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum...






8 Ocak 2013 Salı

Bugün Ne Sürdüm Vol-4

Bir yeni ojemle daha karşınızdayımm...
Dünki ojemin çok az daha açık tonu bu ojemde.
Ojelerimi çok seviyorum ben ya canlarım onlar benim yavrularım yavrucaklarım :)
Bazen soruyorum kendime ojeler bende hastalıkmı yaptı sürekli almak istiyorum aldıkça alasım geliyor diye.
Ama çok seviyorum napimm ojesiz bir dünya düşünemiyorum sanırım ben.
Ojem olmadan asla !!!!
Oje aşkı bende sonradan başladı ben eskiden tırnaklarımı yerdim.
Evet bu tırnak yeme olayımı bir sonraki postumda anlatıcam baya uzun çünkü 
Şimdilik sizi ojemle başbaşa bırakıyorum.





7 Ocak 2013 Pazartesi

Bugün Ne Sürdüm Vol-3

Evett Bugünde karşınıuzda kahve tonlarında bir ojeyle bulunuyorum.
Sık sık kullanmayı sevdiğim bir oje hem kış rengi hemde her kıyafetle uyumlu olabiliyor.
Golden Rose 110 Numara.





6 Ocak 2013 Pazar

Bugün Ne Sürdüm Vol-2

Her ne kadar Çok turuncu çıkmış olsada renk böyle turuncu değil 
Sadece resimnlerde çok turuncu çıkmış...
Bir yandan hukuk çalışıp bir yandanda oje sürüyorum işte
Ojesiz bir gün düşünemiyorum :):):)



4 Ocak 2013 Cuma

Bugün Ne Sürdüm Vol-1

Merhaba bugün karşınıza yeni ojemle çıkim dedim.
Artık böyle ara ara ne sürdüm postu yapmaya karar verdim :)
LCN in ojelerini hep çok sevmişimdir.
Kalıcılığı çok iyi koyu renkler kırmızı tonları tırnaklarda suyu görür görmez beyaz beyaz altlardan açılmaya başlar ama LCN in ojeleri kesinlikle böyle şeyler yapmıyor.
Sürümüde çok kolay ve en sevdiğim noktası çabuk kuruması bir elinizdeki tırnakları bitirip diğerine geçtiğinizde sürdüğünüz tırnaklar çoktan kurumaya başlamış oluyor.
Ben çok memnunum bu ojeden tavsiye ederim.
Bugün sürdüğüm rengiyse 69 Numara TUTKU isimli ojesi.
Telefonumun kamerasıyla çektiğim için içindeki ışıltılar fazla belli olmuyor ojenin içinde dore ışıltılar var .
Ben tek kat sürdüm tek katta bile mükemmel sonuca ulaşılabiliyor.
Evettt benden bu kadar şimdi size ojelerimle başbaşa bırakıyorum :):)

3 Ocak 2013 Perşembe

Nicer Dicer'ım Var Artık!!!

Çeyizime bir yeni şey daha eklenmiş oldu...
Geçenlerde tavsiye meleği olduğumu duyurusunu yapmıştım...
Çok sürmedi tavsiye kanalından 20 TL indirim geldi BonuBon ' da kullanabileceğim.
İlk başta acaba alışverişin belli bir sınırı varmı bu indirimden yararlanmak için bakınırken.
Bonubona girdim ve baktım Nicer dicer 29,90 Değerindeydi indirim kodunu girince 9,90 oldu süperrr diyip hemen aldım...
Uzun bir süredir istiyordum ama kısmet bugüneymiş elime ulaşmadanda size yazmak istemedim.
Bıçakları gerçektende süper çok keskin.
Hatta bir arkadaşım almıştı ilk başta denerken elini kesti birazcık.
Bende bıçaklarının keskin olduğunu duyunca kesinlikle bende almalıyım dedim çünkü insanın elinin altında bulunması gereken herşeyi çabucak yapabileceği bir ürün.
Fiyatıda normalda uygun ama 9,90 baya uygun bir fiyat :)
Sadece 5,60 Kargo ücreti ödedim.
Ama gerçekten süper bir ürün herkeze tavsiye ederim.
Her çeyizde olması lazım :D:D:D